Doların Düşmesi İle Alakalı Açıklama Yaptı

Başbakan Yardımcısı  görevindeki Nurettin Canikli, dolarda başlamış olan  gerilemeye yönelik olarak, Türk lirasının 28 Ocak tarihinden bu zamana kadar %7,30 oranında  değer  kazanmış olduğunu belirtti. 

Açıklamasında ise, " 'Ne oldu?' diye şaşkınlığa uğradılar ve hala da şaşkınlıkları devam ediyor. Onu çözemiyorlar, çözemezler, çözemeyecekler de.  Kimseye bir şey söylemiyoruz, o da bizde kalacak. Zaten o yöntem çok sınırlı  sayıda kişi tarafından biliniyor. Belki ileride lazım olur." dedi.

Fenerbahçe Devlet Demiryolları Sosyal Tesislerinde, Kadıköy gümrükçü  ve mali müşavirleri ile bir araya gelen Canikli, kredi derecelendirme  kuruluşlarının Türkiye'ye yönelik saldırılarının onda birinin başka bir ülkeye  yapılması halinde o ülkenin ekonomisindeki bütün makro dengelerin bozulacağını  dile getirerek, kredi derecelendirme kuruluşlarının kredibilitelerinin  kalmadığını, "işlerinin 28 Ocak'ta bittiğini" kaydetti.

Fitch'in en son Türkiye ile ilgili değerlendirmesini 28 Ocak'ta  açıklayacağını söylediğini hatırlatan Canikli, ancak bu tarihten 8-10 gün önce  piyasaların negatif olduğu bir ortamda Avrupa Konseyi'nin Türk bankacılık  sisteminin yönetim ve denetim içeriğinin AB müktesebatına uyumlu olduğuna dair  bir karar verdiğini söyledi.

Canikli, piyasaların bu haberi çok sevdiğini, o gün TL'nin değer  kaybının durduğuna işaret ederek, "Bundan yaklaşık 1,5 saat sonra da Londra'dan  Fitch adına bir açıklama yapıldı. Açıklama şu; 'Biz 28 Ocak'ta notumuzu  açıklayacağımızı ilan etmiştik. O, büyük ihtimalle notun indirilmesi şeklinde  olacak'. Bu açıklamadan sonra piyasanın yönü tekrar negatife döndü." dedi.

Bir kredi derecelendirme kuruluşunun ilk defa herhangi bir ülke ile  ilgili notu ilan edeceği tarihten önce, nota yönelik bir açıklama yaptığını  belirten Canikli, şöyle devam etti:

"Piyasalar biraz olumluya döndü ya… Avrupa Konseyi'nin bankacılık  sektörümüzle ilgili mükemmel yapısını tescil eden açıklaması piyasayı olumlu hale  getirince, tekrar algıyı bozmak için o açıklamayı yaptı. 28 Ocak'ta da son vuruşu  yapacaklardı. O günkü değerlendirmelere bakın. 28 Ocak'tan önceki yorumları  bakın, dolar 4 lira, 5 lira, 6 lira, 7 liraya kadar çıkacak yorumları yapıldı. Bu  saldırıları ortadan kaldırmak için çok yoğun bir şekilde çalıştık. Biz de bir yol  bulduk. Bir silah ama çok güçlü bir silah. Ama çok sınırlı mermisi var. O yüzden  onların açıklama yapacağı 28 Ocak'ı bekledik. Fitch açıklamayı cuma günü gece  23.00'te yaptı. Piyasalara yansıması, pazar gecesi Asya piyasalarına oldu. TL bir  anda değer kaybetmeye başladı ve dolar karşısında 3,94'e kadar çıktı. Fakat son  anda bir şey oldu ve önce sakinleşti. Sonra da TL değer kazanmaya başladı. Ertesi  gün Türkiye piyasalarında TL'nin değer kazanması devam etti ve o tarihten bugüne  sakinleşti. 28 Ocak'tan bu yana yüzde 7,30 değer kazandı. Dalga boyu da küçüldü.  Dolar/TL sığ bir alanda, küçük bir dalga boyunda istikrara kavuşmuş durumda.  Ondan sonra, 'Ne oldu?' diye şaşkınlığa uğradılar ve hala da şaşkınlıkları devam  ediyor. Onu çözemiyorlar, çözemezler, çözemeyecekler de. Biz diyoruz ki, bunu  anlamak için önce 15 Temmuz'da yaşananları anlayın."

15 Temmuz'dan sonra vatandaşların bankalardaki 2,5 milyar dolarını  bozup TL'ye geçtiğini, milletin kendiliğinden dövizini bozdurarak piyasayı  sakinleştirdiğini ve milletle gurur duyduklarını belirten Canikli, "Bu kadar  inanılmaz bir feraset gösteren bir milletle baş edemezsin." dedi.

"Kimseye bir şey söylemiyoruz"

Aynı şeyin 28 Ocak'taki olay için de geçerli olduğunu vurgulayan  Canikli, "Kimseye bir şey söylemiyoruz, o da bizde kalacak. Zaten o yöntem çok  sınırlı sayıda kişi tarafından biliniyor. Belki ileride lazım olur. İnşallah  tekrar gerekmez o yöntem. 28 Ocak'ta ters köşe oldular. 15 Temmuz'da güvenlik  alanında, 28 Ocak'ta da ekonomi alanında ters köşe oldular." dedi.

Nurettin Canikli, kredi derecelendirme kuruluşlarının, Türkiye'ye  yönelik hedefleri olan terör örgütlerine bugüne kadar nasıl destek verdiklerini,  onları nasıl birer maşa olarak kullandıklarını bildiklerini ifade ederek, "Ama  şimdi her şey açık oynanıyor. O terör örgütlerine o desteği kim veriyorsa, aynı  çevreler ekonomide, derecelendirme kuruluşları üzerinden bu sonuçları elde etmeye  çalıştı. Şu anda Allah'ın izniyle her şey bitti, kontrol altında, artık atacak  barutları da kalmadı." diye konuştu.

Dünyanın en güçlü bankacılık sisteminin Türkiye'de olduğunu belirten  Canikli, Amerika'da reel sektörle finansal sektör arasındaki ilişkinin 1'e 9  olduğunu dile getirerek, "Yani bir birim mal ve hizmet üretimi karşılığında  çıkartılan menkul kıymet ve türevleştirilerek üretilen toplam finansal  varlıkların değeri 9. Yani 1 varlığa hizmet, 9 varlıkla temsil ediliyor. Bu, bazı  ülkelerde 12'ye kadar çıkıyor." dedi.

Bu ülkelerdeki bankaların aktiflerinin de bu şekilde fiktif  varlıklarla dolu olduğunu,  Türkiye ekonomisinde bu oranının 1'e 1 olduğunu  aktaran Canikli, "Ve bankaların aktifleri de bu 1'e 1'lerle dolu. Yani sağlam,  köpük yok, sanal hiçbir şey yok. Türk bankalarının aktiflerinde şişirilmiş hiçbir  şey yok. O nedenle güçlü, o nedenle karşı koyuyor." dedi.

"FETÖ, onların ellerindeki son baruttu"

Ardından Ak Parti İstanbul İl Gençlik Kolları tarafından düzenlenen  "Giresunlular Genç Hemşehri Buluşması"nda gençlere seslenen Canikli, 15 Temmuz’da  yapılan saldırının bir benzerinin ekonomide de yapıldığını belirterek, "Doların  fiyatını yükselterek, TL'yi yerlerde süründürmek isteyerek, bütün piyasaları  allak bullak ederek Türkiye’yi yönetilmez hale getirmek istediler." diye konuştu.

Artık ellerinde Türkiye’ye yönelik istikrarı bozacak bir şey  kalmadığını, FETÖ'nün bu anlamda onların ellerindeki "son barut" olduğunu ifade  eden Canikli, Almanya'nın dış istihbarat teşkilatı Federal Haberalma Servisi'nin  (BND) Başkanı Bruno Kahl'ın FETÖ'nün terör örgütü olduğuna ilişkin ellerinde  yeterli delil olmadığına yönelik açıklamalarını hatırlattı.

Canikli, sözlerini, "Bütün dünyanın gözü önünde cereyan etti.  Tartışmasız bir şekilde en kanlı yüzünü 15 Temmuz gecesi göstermedi mi? Onlar  bilmiyorlar mı? Biliyorlar. Bunun anlamı şu, 'onları aslında biz kullanıyoruz,  onlar aslında bizim adamımız, bu işte biz görevlendirdik ama başaramadılar.'  Artık gizlemiyorlar da çünkü, 15 Temmuz’un verdiği şaşkınlık hala devam ediyor."  diye tamamladı.


 
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.