Türkiye Tasarım Haftası’na dünyaya açılan Türk modacılar damga vurdu

Atıl Kutoğlu: “Şu anda arkasında çok büyük holdinglerin olduğu dev markalarla yarış halindeyiz. Büyük kuruluşlar yabancı markaları getirmek yerine Türk markalara destek olsalar işimiz kolaylaşacak. Lüks marka müşterileri artık ‘Bana her yerde olmayan bir tasarım getir’ anlayışına sahip. Türk tasarımcılara gün doğacak.”

Dice Kayek markasının yaratıcısı Ece Ege: “İstanbul egzotik bir şehir. Londra, Paris gibi merkezlerden artık insanlar çok sıkıldı. İstanbul’da da bir moda haftası mutlaka olmalı.”

Türkiye Tasarım Haftası/Design Week Turkey’in ikinci gününe dünyaya açılan ünlü Türk moda tasarımcıları damga vurdu. Etkinlik boyunca düzenlenen panellere katılan Hüseyin Çağlayan, Atıl Kutoğlu ve Dice Kayek markasının yaratıcısı Ece-Ayşe Ege kardeşler gibi tasarımcılar, İtalya gibi moda ülkelerinden yarım asır sonra yarışa katılan Türkiye’nin çok iyi bir noktaya geldiğini, güçlü bir sermaye desteğiyle küresel moda endüstrisinde daha kalıcı olabileceğini vurguladı.

ABD First Lady’si Michelle Obama ve ünlü şarkıcı Lady Gaga gibi isimleri giydiren ünlü moda tasarımcılarından Hüseyin Çağlayan, etkinlikteki “Modanın Dahisi” konulu panelde konuştu. Savaşta sadece çok özel eşyalarını alıp kaçmak zorunda kalanların dramını anlattığı masaya dönüşen etek şovuyla dünyaca ünlenen Türk moda tasarımcısı Hüseyin Çağlayan, vefa örneği sergileyerek Türkiye İhracatçılar Meclisi’ne (TİM) ve çatısı altındaki İstanbul Tekstil ve Konfeksiyon İhracatçı Birlikleri’ne (İTKİB) teşekkür etti. Çağlayan “İhracatçılar olmasıydı, masa etkisi de olmazdı. Tekstil, hazır giyim ihracatçıları ve çatı örgütü olarak TİM destek verdiler. Son dönemde yaptığım tüm defileleri İTKİB destekledi” dedi.

Dünyada İngiliz modacı olarak tanınan Çağlayan, “Annem Kıbrıs’ta, babam İngiltere’de yaşıyor. Burada üretim yapıyorum, arkadaşlarım var. Bu ülke ile 20 yıldır bağım var. Türkiye’ye köprü atmış gibi hissediyorum. İlerde burada yaşamak istiyorum. Ama İngiltere’de okudum ve tasarım sürecine orada başladım. İngiltere’de öğrendiklerimi Türkiye’de daha iyi paylaşacağımı düşünüyorum. Örneğin İstanbul Moda Akademisi’ne hocalar getirip götürüyorum” dedi.

İstanbul’un kendisi için çok önemli bir ilham kaynağı olduğunun altını çizen Çağlayan, “Özellikle Boğaz ve Karaköy’ü çok beğeniyorum. Bu şehrin su ile olan ilişkisi çok önemli. Burada spontane bir hayat ve yurt dışında olmayan bir muhabbet var. Buradan İngiltere’ye gidince depresyona giriyorsunuz. Muhabbet kelimesinin İngilizce olarak bir karşılığı bile yok” dedi.

Mağazayı patron olarak görüyorum

Moda endüstrisinde mağazayı “patron” olarak gördüğüne dikkat çeken Çağlayan, “Benim için önemli olan ve en çok ilgimi çeken müşterime direkt ulaşmak. Bir yıl önce Londra’da mağaza açtım. Orada öğrendim ki müşteri ile birebir ilişki çok önemli. Müşterilerimin profilini, kim olduğunu öğreniyorum. Mağazalar alkış değil satış amaçlıdır. Bu işin patronu. İşlerimiz son 10 yılda oldukça ilerledi. Bize sadık mağazalarımızla güzel işler yapıyoruz” dedi.

Kutoğlu: “Türk tasarımcılara gün doğacak”

“Dünyaya Yön Veren Türk Modacılar” başlıklı panelde konuşan Atıl Kutoğlu, Türkiye’nin İtalya’dan 50 yıl sonra tasarım işine girdiğinin altını çizerek “Ama Türk markalarına inanıyorum. Bizler Türkiye’den dünyaya açılan ilk modacılar olarak Türk tasarım imajını bir noktaya getirdik. Neden daha iyisini yapmayalım? Çünkü şu anda dünyada arkasında çok büyük holdinglerin olduğu dev markalarla yarış halindeyiz. Az imkanlarla iyi şeyler yaptık. Bizim gibi tasarımcıların daha kalıcı olması için sermaye desteği gerekiyor. Büyük kuruluşlar yabancı markaları getirmek yerine Türk markalara destek olsalar bizlerin işi daha da kolaylaşacak” dedi.

Dünyada pek çok lüks marka müşterisinin artık “Bana her yerde olmayan bir tasarım getir” anlayışına sahip olduğuna dikkat çeken Kutoğlu, “Böyle bir dünyada Türk tasarımcılara gün doğacak” dedi.

“Viyana’da lüks bir otel için tasarladığı süit odalar yok satıyor”

Atıl Kutoğlu, küresel lüks markaların yaptığı gibi kendisinin de ev tekstili alanında takdir toplayan bir çalışma yaptığını belirterek, Avusturya’da lüks bir otelin altı süitini tasarladığını söyledi. Kutoğlu, “Avusturya’daki lüks otellerden biri olan Altstadt Viyana’nın altı büyük süit odasını tasarladım. Bursalı kumaş üreticileri kumaş verdi. İTKİB’in mobilya bölümü üretimi yaptırdı ve Viyana’nın lüks bir oteline güzel bir imza atmış olduk. Süitler yok satıyormuş, çok beğenilmiş” dedi.

Sosyal medyanın tasarım dünyası için çok önemli bir pazarlama aracı haline dönüştüğünü de belirten Kutoğlu, “Dinamik ve güncel bir marka olarak kendini tanıtmak için sosyal medyada aktif olmak gerekiyor. Ben sosyal medyayı çok geç keşfettim. Buna rağmen oldukça iyi gidiyor. Instagram’a koyduğum tasarımlara hemen siparişler geliyor” dedi.

Dice Kayek: “Türk markaları daha değerli hale geldi”

Dice Kayek markasının yaratıcılardan Ayşe Ege de “Paris ya da New York Fashion Week müşterisi artık her şeye erişti. Bana her yerde olmayan bir marka getir diyorlar. Büyük department store’lar yeni marka arayışına girdiler. Eskiden bu mağazalarda dev lüks markalar ve aynı koleksiyonlar vardı. Türk markaları artık daha değerli hale geldi” dedi.

Dice Kayek’in yaratıcılarından tasarımcı Ece Ege de “İstanbul egzotik bir şehir. Londra, Paris gibi merkezlerden artık insanlar çok sıkıldı. İstanbul’da da bir moda haftası mutlaka olmalı” dedi. Ece Ege, bugünün dünya markalarının hepsinin büyük sermayelere sahip olduğunun altını çizerek “Hepsinin aynı zamanda 100 yıllık geçmişi var. Sermaye, satış, halkla ilişkiler tüm alanlarda ekipleri ve stratejileri var. Biz tasarımcıların bu anlamda biraz daha desteklenmesi lazım” diye konuştu.

Tasarımcılar tüketicilerin elçisi olarak insanlığa hizmet etmeli

Etkinlikte eski “Yaratıcılığa Liderlik Etmek” konulu bir konferans veren Uluslararası Tasarım Konseyi Başkanı David Grossman da “Bir doktor, bir mühendis gibi tasarımcılar da önemli bir mesleği icra ederler. Tasarımcılar bunun farkına varmalı ve işlerini profesyoneller gibi yapmalılar. Eğitim kurumları da buna göre konumlanarak tasarımcılara profesyonel olmayı öğretmelidir. Tasarımcı tasarım sürecinde kime hizmet ettiğini de iyi bilmeli. Biz tasarımcılar son zamanlarda üreticilerin hizmetkarları olarak çalışıyoruz. Bu böyle olmamalı, bizler son tüketicinin elçileri olarak, insanlığın hizmetinde çalışmalıyız” dedi.

KUTU…

Güler Sabancı, Design Turkey ödüllü tasarımları çok beğendi

Sabancı Holding Yönetim Kurulu Başkanı Güler Sabancı, Design Week Turkey kapsamında yer alan sergileri gezdi. Sabancı, Design Turkey Tasarım Ödülleri’ni kazanan tasarımları çok beğendi ve TİM Başkanı Büyükekşi’yi etkinlik için gösterdiği çabadan dolayı kutladı.

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.